Ben, Robot – Isaac Asimov | Satır Arasından Kitap Notları

Satır Arası YouTube kanalında yorumladığımız 7. kitap, Isaac Asimov’un Ben, Robot‘u oldu.

Ben, Robotu öneren bendim, kitabı ilk kez Nisan 2017’de okumuştum. Aradan tam 1 yıl geçtikten sonra tekrar okuma fırsatı bulmuş oldum bu vesileyle.

▶ Satır Arası 7. Oturum YouTube Videosu: https://youtu.be/Y4JYmsFoP40

🎧 Podcast bölümü: http://bit.ly/2JQXAz5

Kitabı okurken aldığım notları, kitap hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin işine yarayabileceğini düşünerek paylaşmak istedim. Kitabı okurken notların bir kısmını telefonumda yazdığım için Türkçe karakterleri kullanamadığım yerler oldu, bolca yazım hatası da içerebilir, ettiğim sürç-i lisan için şimdiden af diliyorum 🙂

Ben, Robot oturumunu çekmeden hemen önce. Üçümüz de uykusuz, yorgun ama bir o kadar da keyifliydik.

Yazar hakkinda

Isaac Asimov (1920 – 1992), bilimkurgunun babası diyebileceğimiz, 500’e yakın kitabı olan bir yazar ve biyokimya bilimadamı.

Asimov edebiyat kariyerinin ilk 11 yılı boyunca sadece bilimkurgu yazmış. En bilinen bilimkurgu serileri Vakıf, Robot ve (Galaktik) İmparatorluk.

Asimov’un Türkçeye çevrilen külliyatı: https://evrimagaci.org/photo/tr/isaac-asimovun-turkce-kulliyati

Kitaptan genel izlenimler

Ben, Robot, Asimov’un okuduğum üçüncü kitabı oldu. İlk olarak Vakıf ve ardından Vakıf Kurulurken’i okumuştum.

Robot serisinin yayınlanan ilk kitabı olan Ben, Robot 1950 yılında yayınlanmış. Bu kitapta Asimov’un daha önceden yayınladığı 9 kısa robot hikayesi yer alıyor. Kitapta yer alan hikayeler kronolojik bir sırayla ilerliyor.

Kitaptan Notlar

İthaki Yayinlari – 2. Baski

Ceviri: Ekin Odabas

Bu kanunlar gorunuste cok mantikli ve basit olsa da, uygulamada ne gibi problemlerle karsilasilabilecegini onumuzdeki hikayelerde Asimov ustalikla isliyor.

Giris, 11

2057 yilindayizdir, 1982 dogumlu Susan Calvin, ABD Robot ve Mekanik A.S. (ABD Robotlari) ile yasittir, bu sirket de kurulali 75 yil olmustur. Sirketin kurucusu Lawrence Robertson, onde gelen arastirmacisi ise Alfred Lanning’dir.

2008’de sibernetik alaninda doktorasini tamamlayan Calvin, ABD Robotlari’na robopsikolog olarak girer. Bu yeni bilim alaninin ilk buyuk pratisyeni olmustur.

Aradan elli yil gecip, Calvin artik emekli oldugunda, genc bir gazeteci onunla roportaj yapmaya gelmistir. Gazetecinin amaci ilgi cekici bir yazi dizisi cikarabilmektir.

Calvin gazeteciye hikayelerini anlatmaya baslar. İlk hikaye 1996’da piyasaya surulmus olan, konusma yetenegi olmayan Robbie adinda bir dadi robot modeliyle ilgilidir.

Robbie, 15

Kirsalda yasayan bir ailenin kizi olan Gloria, Robbie ismini verdigi, iki yildir ona bakicilik yaoan robot dadisini cok sevmektedir. Gloria’nin annesi Grace ise robotu demode oldugu icin ve bulunduklari kasaba halki tarafindan kotu gozle bakildigi icin bu dadi robottan kurtulmak istemektdir. Kizin babasi George ise israrla robotun evde kalip kizlarina bakmasini istemektedir.

George karisinin israrlarina dayanamaz ve Robbie’yi iade ederler. Robotun yerini doldurmasi icin kizlarina bir kopek alirlar. Kizlarina Robbie’nin evden kendi kendine gittigi yalanini soylerler. Gloria kopekle oynamak istemez, icine kapanir, istahi kesilir. Bunun uzerine kizlarinin dikkatini baska yone cekip, robotu unutturmak uzere New York’a gitme karari alirlar.

Yil 1998’dir ve New York gezisi icin ayirdiklari bir ay boyunca Gloria’yi oyalamak icin turlu turlu aktiviteye katilirlar. Gloria her seferinde sagda solda gordugu robotlara ilgi duyar. Bilim muzesine gittikleri bir gun gozden kaybolur, konusan robot adli devasa bir robotun gosterildigi yere izinsiz girer. Susan Calvin de ergen bir kiz olarak o anda robotun bulundugu odadir, robotun kullanim alanlariyla ilgili ilk makalesine yonelik gozlem yapmaktadir. Gloria robota sordugu sorularla (Robbie nerede biliyor musun Robot amca, o da sizin gibi robottu ve bir kafasi vardi vb.) konusan robotun arizalanmasina sebep verir. Tam bu sirada Gloria’yi telasla arayan anne babasi kizi bulurlar.

Bunun uzerine George’un aklina sinsi bir olan gelir, Gloria’yi ABD Robotlari’nin fabrikasina goturelim ki robotlarin cansiz makineler oldugunu anlasin diyip karisini kandirir. Robbie ile bir bulusma olanlamistir aslinda. Gloria Robbie’yi gordugunde ani bir hareketle kosarak robota dogru gider. Robbie kucuk kiza bir traktor carpmak uzereyken hayatini kurtarir. Bunun uzerine pes eden Grace robotun kizlarinin yaninda kalmasina izin verir.

Dusundurdukleri: Robbie’nin kizi kurtardigi sahne “acaba kiz olecek mi” diye heyacanlandirip, sonrasinda hikaye farkli bir yone cekiyor okuyucuyu.

Hikayenin bitiminde gazeteci ile Susan Calvin’in diyalogunu takip ederiz. Hikayedeki Robbie 4 yil daha Gloria ile kaldiktan sonra, 2002 yilinda konusan mobil robotlarin piyasaya surulmesiyle tamamen demode olmus, piyasadan cekilmistir.

Konusan mobil robotlar isci sendikalarinca buyuk tepki cekmis, is bu robotlarin dunya uzerinde calistirilmasinin yasaklanmasina kadar uzanmistir. Bunun uzerine ABD Robotlari, bu robotlari Dunya disi gezegenlerde madencilik gibi alanlarda kullanmak uzere gelistirmeye devam etmistir.

Bu noktada Gregory Powell ve Michael Donovan’dan bahseder Calvin, onlarin hikayelerini arastirmasini tavsiye eder gazeteciye.

Kovalamaca, 38

Powell ile Donovan, 10 yildir terk edilmis durumda olan Merkur’deki maden istasyonunda fizibilte yapmak uzere gore girevlendirilmistir. Yanlarinda Speedy isimli son model bir robot vardir. İstasyona vardiklarinda bir kaza yasanir. İstasyonu gunes isinlarindan koruyup ayni zamanda enerji ureten fotosellerin bir kismi bozulmustur. Fotoselleri tamir edebilmek icin gerekli olan Selenyum madeninden toplamak uzere Speedy’yi gorevlendirirler. Robot gonderildigi Selenyum damarindan bir turlu donmez. Radar sinyallerine bakarak Speedy’nin Selenyum cevheri etrafında daireler çizdiğini fark ederler. Bir şeylerin ters gittiği ortadadır.

Kendilerini Speedy’nin yanına götürebilecek olan tek araç, ana istasyonda bulunan 10 yıldan eski model olan dev robotlardır. Bu robotlar insanlara “sahip” diye seslenen ve sahibi üstüne binmediği sürece hareket etmeyen köle/binek robotlardır. 2005 civarlarında konuşan mobil robotlar büyük tepki çektiği için bu modeller mecburen bu şekilde geliştirilmiştir.

Merkür yüzeyi çok sıcak ve Speedy’nin bulunduğu yer ana istasyona 27 km uzakta olduğu için, yer altından kazılan tünelleri kullanarak dev binek robotlarla birlikte Speedy’ye en yakın istasyona giderler. Yüzeye çıkıp bir kaya gölgesinde (gölgede sıcaklık 75-80 santigrat derece civarındadır) Speedy’yi gözetlediklerler. Speedy dairelerini çizerken onlara en yakın olduğu noktaya binek robotla gidip Speedy’le konuşmaya çalışırlar. Speedy sarhoş gibidir ve saçma sapan cümleler kurup, sendeleyerek koşturmaktadır. Selenyum cevherinde yer alan karbon monoksit gaz miktarı Speedy’yi havaya uçurabilecek seviyede olduğu için, Speedy cevhere gidememektedir. Powell durumun 2. ve 3. Robot kanunlarının çakışmasından kaynaklandığını fark eder. Speedy çok pahalı bir model olduğu için, kendisini daha iyi korumasını sağlamak amacıyla 3. Kanunun potansiyeli daha yüksek ayarlanmıştır. Akıllarına gelen ilk çözüm Selenyum cevherindeki karbonmonoksit miktarını artırıp, Speedy’yi bu döngüden çıkarmak olur. Geldikleri mini istasyondaki analiz laboratuvarından bunu sağlayacak kimyasal bileşenleri alırlar, dev robotlara bu bileşenlerin olduğu kutuları tam cevherin merkezine atmasını emrederler. Dev robotlar kutuları başarıyla atar, cevherdeki gaz miktarı artar ancak soruna çözüm olmaz. Speedy artık daha geniş bir dairede sarhoş turuna devam etmeye başlamıştır, bir yandan da gazın etkisiyle metalik gövdesi aşınmaya başlamıştır. Bunun üzerine Powell kendini feda etme pahasına, 1. Robot Kanunu’nu devreye almaya çalışır. Hantal binek robota binip güneşli alana çıkar, robottan inip Speedy’ye doğru yürümeye başlar. Powell’ın ölmek üzere olduğunu fark eden Speedy, döngüsünden çıkıp hızla koşarak Powell’ı kucaklar ve gölgeliğe götürür.

Ana istasyona geri döndükten sonra Donovan Speedy’yi tehlikeli gazların olmadığı başka bir Selenyum cevherine gönderir. Speedy 43 dakika gibi kısa bir sürede ihtiyaçları olan 1 kilogram civarı Selenyum’u toplayıp gelir. Powell kalıcı hasar olmadan kendine gelmiştir, Speedy bu durumdan üzgün bir şekilde, Powell’ın yanına gelmekten korkar. Powell ise ona şefkatle yaklaşıp, “bu senin suçun değildi, sen kurallara uygun ve görevini yaptın” der.

Düşündürdükleri: Bu hikayede Robot Kanunlarının çakışması durumunda ne gibi felaket senaryolarının gerçekleşebileceğini hissederiz. Pahalı bir Robot’un kendisini koruma güdüsü, insanları koruma güdüsüne üstün gelecektir neredeyse. Bu kendini koruma potansiyelini de bizzat insanlar robotun beynine işlemiştir.

Mantik, 59

Powell ile Donovan bu sefer gezegenlere isima yoluyla enerji saglayanbir uzay istasyonunda gorevlidirler. Gorevleri bir saha testidir: QT modelinin ilk ornegi olan Cutie isimli robotu kurup, istasyonu yonetebilecek yeteneklere sahip olup olmadigini kontrol etmektir.

Cutie’yi kurduktan sonra bu robotun kendince mantik yuruterek istasyonu Efendi, kendisini de bu Efendi’nin Elcisi olarak gorecegi bir noktaya gelmesi Powell ile Donovan’i sasirtmis ve korkutmustur. Cutie onlarin soyledigi hicbir seye inanmaz: kendisini bu iki insanin monte ettigine, Dunya ve baska bircok gezegen ve yildizin varligina vb. İnsan gibi vucudunun cogu sudan olusan, verimsiz bir sekilde organik gidalari yiyerek kendisine enerji saglayan, yarim yamalak mantik ve duyu becerileri olan bu turun boylesi bir istasyonu ve robotlari yapmis olmasina imkan vermez.

Kendisi Elci ve istasyondaki diger robotlari muridi olacak sekilde organize eder. Powell ile Donovan’i ise bir odaya hapseder, onlarin kumanda odasina girisini yasaklar.

Tam bu sirada istasyonun ginderdigi isinlarin odagini bozabilecek bir elektron firtinasi yaklasmaktadir. Powell ile Donovan kilitlendikleri odada caresiz bir bicimde Dunya’nin sonunu getirecegini dusundukleri olaylar silsilesini bekler.

Bir sure sonra Cutie onlarin yanina gelir ve bir takim rapor kagitlari verir. Rapordaki grafikleri inceleyen Powell saskin bir sekilde firtinanin en ufak bir odak sapmasina mahal vermeden atlatildigini gorur.

Aslinda Cutie 1. Kanunu uygulamak icin -oldukca sira disi bir yol secerek de olsa- Powell ile Donovan’i kontrol odasindan uzak tutmus ve basarili bir sekilde istasyonu yonetmistir.

Tavsani Yakalamak, 80

Powell ile Donovan’ın yeni görevi 1 ustabaşı robot ve onun 6 alt robotundan (parmakları) oluşan 7 robotluk bir robot ekibinin saha testlerini yapmaktır. Bunun için bir asteroid’de robotları madencilik görevini yerine getirirken gözlemleyeceklerdir.

Ustabaşı robot, DV-5 seri numaralı, Dave ismini verdikleri bir robottur. Dave işler yolunda giderken ekibini gayet iyi yönetmektedir ancak maden tünellerinde çökme olması vb. Bir acil durum olduğunda ekibine iş yaptırmayı bırakıp, askeri düzende hareketler, dans benzeri garip hareketler yaptırmaktadır. Eğer yanlarında Powell ya da Donovan olursa işini doğru dürüst bir biçimde yapabilmektedir. İşin kötü yanı, Dave bu saçmalama zamanlarında neden işi bırakıp böyle bir davranışa girdiğini hatırlamamaktadır.

Powell ile Donovan kendileri madende bir acil durum yaratıp Dave’i yakından gözlemlemek ister. Madene gizlice gidip bir Dave’in ekibinin yakınlarında bir patlama yapmaya çalışırlar. Patlamanın etkisiyle kendi bulundukları yeri çıkış kalmayacak şekilde kapatırlar, sadece Dave ve ekibini gözlemlemek için baktıkları delik açık kalır. Dave yine saçmalamaya, ekibine danslar ettirmeye başlamıştır. Bir süre Dave’in dikkatini çekmeye çalışsalar da başarılı olamazlar. Sonunda Powell’ın aklına bir fikir gelir, Dave’in robotlarından birini tabancasıyla vurarak etkisiz hale getirir. Bundan sonra Dave saçma dansları bırakıp kendine gelir, Powell ile Donovan’ı fark ederek onları kurtarır. Powell asıl problemin acil durumlarda Dave’in inisiyatif almakta zorlanıp saçmalaması değil, 6 tane “parmak”ı koordine etmekte zorlanması olduğunu keşfetmiştir.

Hikayenin sonunda Susan Calvin ile gazetecinin diyaloğuna döneriz. Gazeteci Dünya dışında saha mühendislerinin hikayelerindense Dünya üzerinde, Calvin’in yaşadığı hikayeleri daha çok merak etmektedir. Calvin yaklaşık 40 sene önce, daha 38 yaşındayken (2021 yılında) zihin okuyan Herbie isimli bir robotla olan deneyimini anlatmaya başlar.

Yalancı!, 103

Herbie isimli zihin okuyan robot, konustugu insanlara duymak istedikleri seyleri soyler, Herbie ile konusanlar da onun soylediklerinin gercek oldugunu sanarlar. Ortalik karisir. Herbie Susan Calvin’i de kandirarak, ABD Robotlari’nda asik oldugu adamin onu sevdgini soylemistir. Calvin Herbie’nin yalanini fark edip nden boyle yaptigini -birinci robot kanunindan dolayi kimseye psikolojik zarar vermek istememesi- anladiktan sonra, Herbie’yi koseye sikistirip cikmaz bir duruma sokar. Sonrasinda Herbie sessizlige gomulur, bir nevi komaya girmistir. Calvin robotun isini bitirmistir.

Kayiplara Karisan Robot, 124

Hikayemiz 2029 yilinda gecer. Yildizlararasi calismalar icin bir asteroidde hiperatomik calismalar yapilmaktadir. Bu asteroiddeki robotlar birinci robot kanunundan dolayi is yapamamaktadir. Asteroiddeki gama isinlarini fark edince insanlari o bolgeden uzaklastimraya calismakta, kendilerine zarar vermektedirler. Bunun uzerine Dunya koordinatorlugu ABD Robotlari’na gizli bir sekilde birinci kanunu modifiye edilmis robotlar urettirir. Asteroide gonderilen 12 adet Nestor modeli robotun birinci kanundaki “eylemsiz kalarak insanlara zarar veremez” kismini silmislerdir.

10. Nestor sahibinin soyledigi sekilde kaybolarak asteroide ugrayan 62 adet normal Nestor’larin arasina karisir. Calvin ve ABD Robotlari’nin sef matematikcisi Bogert durumu cozmek icin asteroide gonderilmistir.

Birinci kanunu modifiye edilmiş olan Nestor’lar kendilerini insanlardan üstün gördüğü için genelde biraz daha ukala davranıyorlardır, durumdan habersiz olan asteroid çalışanları onlardaki bu garipliği fark etmiştir.

Calvin normal Nestor’ların arasında karışan 10. Nestor’u bulmak için bir 63 robotla tek tek görüşmeler yapar, onları farklı farklı testlere tabi tutar. 10. Nestor bu testlerden ustaca çıkarak (diğer robotlarla aynı tepkileri vererek, diğer robotları önceden örgütleyip tek tip hareket ettirerek vb.) 2 hafta kadar bir süre Calvin’i uğraştırır. En sonunda Calvin hazırladığı bir testte 10. Nestor’u gafil avlar, yakalanan Nestor neredeyse Calvin’i öldürecekken asteroid çalışanları yoğun gama ışınları göndererek robotu devre dışı bırakırlar.

Düşündürdükleri: Susan Calvin bu modifiyeli Nestor modellerinin üretildiğini duyduğunda biraz panikler, çünkü birinci kanundaki bu değişikliğin robotların psikolojilerini dengesiz hale getirebileceğini düşünür. Robotlar da insanlar gibi emir almaktan, hele hele aşağılanmaktan hoşlanmamaktadır ancak robot kanunları sayesinde insanlara itaatkar davranmaktadır. Birinci kanunda böylesi bir değişiklik olduğunda, emirleri yerine getirmekte o kadar itaatkar davranmayabilirler, kendilerini üstün görüp bu emirleri uygularken inatlaşabilirler. 10. Nestor’un “kaybol” emrine karşılık olarak gerçekten kendini ayırt edilemez hale getirmesi bunun bir örneğidir.

Buna benzer davranış şekillerini aslında iş hayatında sıklıkla görebiliyoruz. İşinden bir şekilde memnun olmayan çalışanlar, kendilerine söylenen işi “söylendiği gibi” yapsalar bile aslında yapılması istenen şeyi değil, “söylenen” şey ne ise sadece onu karşılayacak kadar yapıp bırakabilmekteler. Ben genelde yazılımcılarla yakın çalıştığım için, bu tarz davranış şekilleriyle sık sık karşılaştım. Yazılımcının bu şekilde davranması aslında işten anlamadığını değil, sadece kendine söyleneni yapıp daha ötesini düşünmemelerini gösteriyor. Bunu da düşünemediklerinden değil, uğraşmak istemediklerinden yapmıyorlar. Uğraşmak istememelerinin sebepleri de genelde işten duydukları memnuniyetsizlikler ve istekte bulunan tarafın genelde kendilerinden daha düşük zeka seviyesine sahip olan insanlar olması oluyor.

Kacis, 155

ABD Robotları’nın en büyük rakibi olan Konsolide Robotlar firması, ABD Robotları’na bir teklifle gelir. Konsolide’nin süper işlem gücüne sahip robotunu bozan bir problemi ABD Robotlarının Beyin isimli robotuna çözdürmek isterler, Beyin soruna bir çözüm bulamasa bile bir miktar para vermeye razıdırlar.

Çözülmesi gereken problem yıldızlararası yolculuğu sağlayacak, uzay-zamanı büküp ışık hızından hızlı hareket etmeyi sağlayacak bir teoriyi ispatlamak ve bunun teknolojisini geliştirmektir. Calvin ve ABD Robotları’ndaki diğer uzmanlar, Konsolide’nin süper hesap makinesinin muhtemelen robot kanunlarıyla çelişen bir ikilemle karşılaşıp bozulduğunu düşünürler. Bu yüzden Konsolide’nin teklifini kabul etseler de, Calvin Beyin’e problemi parça parça yükletip, onu kendisini bozmayacak şekilde bu problemi çözmeye çalışması için telkin ederek süreci takip eder.

Beyin bu yükleme işlemleri bittiğinde problemi çözdüğünü ve 2 ay içinde bir uzay gemisi yapabileceğini söyler, emrine bir miktar robot verilmesini ister.

Uzay gemisi inşa edildikten sonra, bu gemiyi test etmesi için en popüler saha mühendisleri olan Powell ve Donovan’ı görevlendirirler. İkili gemiye bindiği sırada Beyin onları gemiye hapsedip yıldızlararası yolculuğa gönderir. Bunu hınzırca bir şekilde yapmıştır. Galaksiden çıkarken uzay-zamanı büktükleri sırada ikisi de ölür gibi olup geri hayata dönmüştür. Problemin robotlar için ikilem yaratan kısmı da budur aslında. Beyin bu ikilemi Calvin’in telkinleriyle atlatabilmiştir: kendini mizaha verip eşek şakaları yaparak insanları öldürüp geri dirilteceği gerçeğinden kaçabilmiştir.

Bu gelişme galaksiler arası bir uzay imparatorluğu kurulmasının ilk adımı olacaktır.

Düşündürdükleri: Hikayede Beyin’e problemi ciltler halinde basılmış kağıtları alt problem setleri olacak şekilde okutarak ilerlemişlerdir. Pozitronik beyin, uzay yolculuğu, asteroid madenciliği gibi uç noktalarda teknolojiler gelişmişken verilerin hala kağıda basılı bir şekilde saklanmaktadır. Geleceğin teknolojilerini tahmin etmenin oldukça zor olduğunu gösteren ufak bir detay bu bence. Bundan 40 yıl önce kişisel bilgisyarların, 20 yıl önce ise mobil cihazların bu kadar geniş kitlelere yayılabileceğini kimse öngöremiyordu. Bir yandan çok daha gelişmiş teknolojiler geliştirilirken, bazı daha basit teknolojiler ürünleştirilip milyarlarca hizmetin satın alabileceği bir hale gelebiliyor.

Kanıt, 180

2032 yılında, Stephen Byerley isimli ünlü bir savcı New York belediye başkanlığına aday gösterilir. Byerley’in rakibi olan Quinn isimli nüfuzlu kişi onun bir robot olduğunu iddia eder: Byerley’nin hiç bir şeyler yiyip içtiğini, uyuduğunu gören olmamıştır. Quinn bu konuyu ABD Robotları’nın yetkililerine de açar, başta yetkililer insan görünümüne sahip bir robotun -o dönemde yasak olduğu için- üretilmiş olmayacağını söylese de, bunun pratikte mümkün olduğunu da iddia ederler. Son görüştüğü uzman olan Calvin de benzer açıklamada bulunur. Quinn bu iddiayı yayacağını söyleyince Calvin Byerley’i ziyaret edip onla konuşur. Robot olduğunu tam kesinlikle ispat edebilmek için parçalarına ayırmak ya da röntgenini çekmek gerektiğini söyler. Çünkü robot kanunlarına tamamen uyan melek gibi bir insan da olabilir sonuçta karşıdaki.

Quinn bu açıklamalara ikna olmaz, Byerley’nin robot olduğu söylentisini yaymaya başlar. Asıl Byerley’nin aslında geçirdiği trafik kazası sonrasında felç geçirdiğini, kendi yapamadığı idealleri başarabilmek için üstün zekalı ve insan görünümlü bir robot yapıp bunu eğittiğini söyler.

Robotları sevmeyen radikaller bunun üzerine zaman zaman taşkınlıklar yapmaya başlar. Bir yandan Quinn de nüfuzunu kullanarak Byerley’i yasal yollardan köşeye sıkıştırmaya çalışır. Bu çabalar pek sonuç getirmez, Byerley her birinden akıllıca kurtulmanın bir yolunu bulur. Galeyana gelen grubun önüne çıkarak bir konuşma yapar, bu konuşma sadece New York’ta değil, tüm dünyada ilgiyle izlenmektedir. Bu sırada halk arasından birisi kızgın bir şekilde öne çıkar, Byerley polislere bu kişiye izin vermelerini söyler. Adam Byerley’e sen pis bir robotsun, hadi insansan bana bir yumruk atsana diye çıkışır. Byerley adama bir yumruk atar ve herkesin gözü önünde robot olmadığıını ispatlamış olur. Bu olaydan hemen sonra izleyiciler arasında olan Calvin de bir muhabire Byerley’nin robot olmadığını söyler.

Oysa ki Byerley’nin robot olduğunu bilmektedir. Byerley belediye başkanı seçildikten sonra yanına gittiğinde bunu ona söyler. Quinn’in iddiası aslında doğrudur, tek bilmediği şey Byerley’nin yumruk attığı adamın da alelacele yapılmış bir robot olduğudur.

Önlenebilir Çatışma, 208

Byerler siyasi kariyerinde ilerlemiş ve 2044 yılında en üst seviye makam olan Dünya Koordinatörliğü’ne gelmiştir. Dünya 4 bölgeye ayrılmış durumdadır ve her bölgenin başında bir koordinatör yardımcısı bulunmaktadır.

Her bir bölgedeki ekonomiyi düzenleyip işleri optimize eden bir Makine bulunmaktadır. Bu makineler işlem gücü çok yüksek olan pozitronik beyine sahip cihazlardır. Robotlardan en büyük farkları, bu cihazların beyinlerinin ekstrapolasyonla üretilmiş olmasıdır: önce bir pozitronik beyin üretilir, sonrasında bu beynin daha karmaşık bir pozitronik beyin üretmesine imkan sağlanır. Bu işlem 10 kere tekrarlandığında bir makine beyni ortaya çıkar. Makinelerin beyinlerinde de robot kanunları işlenmiş durumdadır. Kanundaki “insanlar” terimi yerine “insanlık” terimi onlar için daha geçerlidir. Tek bir insanın da hayatını riske atmak istemezler ama zaman zaman ufak zararlar vermek pahasına tüm insanlığa fayda sağlama yönünde tavsiyelerde bulunabilmektedir. Makinelere her bölgeden sürekli olarak ekonomik veriler yüklenir, birbirleriyle de veri alışverişinde bulunan makineler bu verileri analiz ederek hangi fabrikanın ne kadar üretim yapması gerektiği, hangi yatırımların yapılması gerektiği vb. Ekonomik kararlara yönelik önerilerde bulunurlar. Yani aslında koordinatör yardımcılarının yaptığı tek iş makinelere doğru verilerin yüklenmesini sağlayıp, makinelerden gelen önerilerin uygulanmasını sağlamaktır. Bu şartlar altında, koordinatör yardımcılığı maaşına göre oldukça kolay bir iştir.

Byerley makinelerin karar verdiği ancak ekonomik düzensizliklere sebep olan birkaç olaydan endişe duymaktadır. 4 bölgenin her birinde yaşanan bu olayları incelemek için bizzat bu bölgelere gidip koordinatörlerle konuşur. İşin sonunda bu düzensizliklere sebep olanların robotları istemeyen radikal işletme müdürleri ve kritik konumlardaki mühendisler olduğunu görür. Bu durumun da farkında olan makineler bu radikal kişileri daha alt rütbelere alıp bir şekilde dengeyi kurmaya çalışmıştır.

Düşündürdükleri: Bu son 2 hikayede Asimov’un diğer serileri olan Galaktik İmparatorluk ve Vakıf serilerinin tohumlarının atıldığını görüyoruz aslında. İnsanlık bir noktadan sonra makinelere ve robotlara o kadar çok bel bağlar ki, kendi başlarına pek bir iş beceremez hale gelip, halihazırdaki teknolojileri ve bilgi birikimini bile korumakta zorlanır hale gelirler.

Sonsöz: Benim Robotlarım, 234

Asimov kitabın sonsözünde Üç Robot Kanunu’nun nasıl ortaya çıktığını, pozitronik beyin fikrinin doğuşunu ve genel olarak robotları konu edinen bilimkurgu yazınına yönelik fikirlerini samimi bir şekilde aktarır.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.